SON DAKİKA

escort istanbulescort bayanbayan escortescortistanbul escort

Hz. Yunus AS ve Biz

Bu haber 11 Şubat 2018 - 11:01 'de eklendi ve 368 views kez görüntülendi.

Peygamber kıssalarının hepsi ibretlidir. Yunus (AS)’ın kıssasından bir önceki yazımızda bahsettik. Bu yazımda ise onun yaşadıklarının bize bakan yönünden bahsedeceğim. Acaba bizim gecemiz, denizimiz, balığımız nedir? Onun kıssasından bizim alacağımız ders ne olmalı? Şimdi onunla kendimizi kıyaslayalım.
İşte, Hz Yunus (AS)’ın vaziyetinden yüz derece daha müthiş bir vaziyetteyiz.
Gecemiz istikbaldir. İstikbalimiz, gaflet nazarı ile onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir.
Denizimiz, şu başıbozuk yeryüzüdür. Bu denizin her dalgasında binler cenaze bulunuyor; onun denizinden bin derece daha korkuludur.
Bizim nefsimizin yasak arzuları, balığımızdır. Ebedi hayatımızı sıkıp yok olmasına çalışıyor. Bu balık, onun balığından bin derece daha zararlıdır. Çünkü onun balığı-hutu yüz senelik bir dünya hayatını mahveder. Bizim balığımız ise, yüz milyon seneler hayatın mahvına, yok olmasına çalışıyor.
Madem hakiki vaziyetimiz budur. Biz de, Hz Yunus (AS)’a uyarak, bütün sebeplerden yüzümüzü çevirip, doğrudan doğruya, bütün sebepleri ve sebeplerin sonucunu yaratan Allah’a sığınıp: ‘Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.'” Enbiya Suresi, 21:87.”demeliyiz.
Ve aynelyakin, kesin bilgi edinme ile konuyu anlamalıyız. Gaflet ve sapkınlığımız sebebiyle aleyhimize birlik yapan istikbal, dünya ve nefsin yasak arzularını, zararlarını def edecek yalnız o Zat olabilir. İstikbal emri altında, dünya hükmü altında, nefsimiz idaresi altındadır. Acaba göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah’tan başka hangi sebep var ki, en ince ve en gizli kalpten geçenleri bilecektir? Ve bizim için istikbali, ahiretin var edilmesiyle ışıklandıracaktır. Ve dünyanın yüz bin boğucu dalgalarından kurtaracak? Allah’tan başka hiçbir şey, hiçbir cihette, Onun izin ve iradesi olmadan yardım edemez ve kurtarıcı olamaz.
Madem meselenin içyüzü böyledir. Nasıl ki Hz Yunus (AS)’a o münacatın neticesinde büyük balık ona bir binek, bir denizaltı,
ve denizi bir güzel ova
ve gece mehtaplı bir hoş suret aldı.
Biz dahi o münacatın sırrıyla “Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” Enbiya Suresi, 21:87.” demeliyiz.
Bu şekilde iman nuru ile ve Kur’ân’ın mehtabıyla istikbalimiz nurlansın, aydınlansın.
Ve o gecemizin dehşet ve ürküntüsü, cana yakınlık ve gezintiye dönüşsün. Ve sürekli olarak ölüm ve hayatın değişmesiyle seneler ve çağlar dalgaları üstünde hadsiz cenazeler binip yokluğa atılan dünyamız ve zeminimiz var zannedilir. Sonsuz hikmetlerle dolu Kur’ân’ın tezgahında yapılan bir manevi gemi hükmüne geçen İslamiyet gerçeği içine girip, selâmetle o denizin üstünde gezip, nihayette güvenli sahile çıkarak hayatımızın vazifesi bitsin. O denizin rtınaları ve zelzeleleri, sinema perdeleri gibi gezintinin manzaralarını tazelendirsin. Yabanilik ve dehşet yerine, ibret gözüyle bakış ve düşünmeyi keyiflendirerek okşayıp ışıklandırsın. Hem o Kur’ân’ın sırrı, o Kur’anı’ın terbiyesi ile, nefsimiz bize binmeyecektir. Nefsimiz bineğimiz olup, biz ona bineceğiz. Ebedi hayatı kazanmaya kuvvetli bir vasıtamız olsun.
İnsan, özelliğinin kapsamlı oluşu itibarıyla, sıtmadan acı çeken olduğu gibi, dünyanın zelzele ve sarsıntılarından ve kainatın kıyamet sırasında büyük depreminden acı çekiyor.
Ve nasıl ki mikroskopla ancak görünen bir mikroptan korkar. Gök cisimlerinden ortaya çıkan kuyruklu yıldızdan dahi korkar.
Hem nasıl ki evini sever, koca dünyayı da öyle sever.
Hem nasıl ki küçük bahçesini sever; öyle de, hadsiz ebedi Cenneti dahi çok isteyerek sever. Elbette, böyle bir insanın İlahı, Rabbi, sığınağı, kurtarıcısı, arzu ettiği öyle bir Zattır ki, bütün kâinat Onun hüküm ve idare eden elindedir. Atomlar, gezegenler, yıldızlar dahi emri altındadır.
Sonuç olarak elbette öyle bir insan daima Yunus (AS) gibi: “Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” demeye muhtaçtır. (1. Lem’a’dan alınmıştır.)

Sıtkı Göksu
Sıtkı Göksusitkigoksu@yahoo.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.