SON DAKİKA

Girişimci ruh her insana nasip olmaz

Bu haber 20 Mart 2018 - 11:33 'de eklendi ve 3.018 views kez görüntülendi.

İş hayatı o kadar ilginç bir süreçtir ki. Henüz ilk okul çağlarında başlar geleceğe yönelik planlarımız. Kimimiz doktor, kimimiz avukat bazılarımız ise girişimci olmayı hayal ederiz.

Ben mesela; ilk okuldayken doktor olmak isterdim. Ortaokuldaysa bu kararımda sapmalar yaşadım. Aklımın bir köşesine deniz subayı olmak ilişti. Lise çağlarına geldiğimde ise artık kararımı vermiştim. Avukat olup, adalet dağıtacaktım. Peki oldu mu? Maalesef hayır… Gazetecilik okuyup, İletişimci oldum.

Küçük yaşlarda başladığımız hayali kariyer yolculuklarımız, bizleri her zaman farklı bir limana taşır. Hayallerimiz ise zaman içerisinde kendimizde keşfettiğimiz yetenekler doğrultusunda değişime uğrar. Bazı yıllar vardır ki; bunlar aklımızın tam oturmadığı, hayallerin hayalperestliğe dönüştüğü yıllardır onlar.

Hayallerimizin peşinde koşmak, onlar için mücadele etmek bir insan olarak bizlerin en büyük yaşam amacımızdır. Ama tabi bunu yaparken bazı gerçekleri de göz ardı etmememiz lazım. 30 yıldır çalışan biri olarak en büyük çıkarımım iş hayatında ya hizmet ürüten olabiliyorsun ya da hizmet eden. Üçüncü bir seçenek, çalışma hayatı için mümkün değil.

Her ikisi de iş hayatının vazgeçilmez iki aktörü. Biri üretir ve yönetirken, diğeri yöneten ve üretenin daha fazla kazanması için çalışır.

İsterseniz bu konuyu biraz daha detaylandıralım…

Ben hizmet ürütenleri girişimci ruhlu insanlar olarak nitelendiriyorum. İsten erkek ister kadın olsun, girişimci ruhuna sahip olmak büyük bir ayrıcalıktır. Küçük yaşlarda başlar onların bu serüveni. Ticaret kafasına sahip olurlar genelde. Kurdukları için batması onları için sadece bir tecrübedir. Yeni fırsatlara yelken açmaktan hiçbir zaman kaçınmazlar. Bata çıka yol alırlar, ama sonunda istedikleri noktaya bir şekilde ulaşırlar. Sayıları az hizmet ürütenlerin, ama etkileri her zaman fazladır. Çünkü onlar hizmet üretirler ve istihdam sağlarlar. Bu nedenle de herkes için kıymetlidirler.

Ben iş hayatında gözü kara olan insanlara çok imrenirim. Belki de ben fazla titizim. İnce eleyip sıkı dokumaktan helak olsam da bir adım atarken bin adım efor gösteririm. Çok düşünürüm. Bu nedenle de zaten kendimi hiçbir zaman girişimci ruhlu birisi olarak görmedim, göremem. Sanırım ben hizmet edenler tarafındayım.

Çalışma hayatına hizmet edenler olarak kazınanlar ise bildiğiniz emekçi ruhlardır. Sayıları hizmet üretenlerden katbekat fazladır. İçindi girişimci bir ruh olmayanlar genellikle bu kesimde yer alırlar. Tek dertleri ayı çıkarıp sağ salim maaşlarını almaktır. Çoğunluğu asgari ücretlilerden oluşsa da bir kısmı kariyer sahibi insanlardan oluşur. Bu cephede pabuç diğer cepheye göre daha pahalıdır. Çünkü iş artık aslanın ağzından midesine kadar inmiştir. Yani iş bulmak artık eskisi kadar kolay değildir. Kendine kattığın her bir artı sana iş bulma ihtimali olarak geri döner.

Üniversiteyi mi bitirdin? Yetmez ki. Yükseğini yapman lazım. Oldu mu peki? Elbette hayır. Zaten İngilizce bilmek zorundasın. İkinci ve hatta üçüncü dili öğrenmen lazım. Peki bu artıları Türkiye’deyken katabilmen mümkün mü? Maalesef… Rotanı en az bir yıl yurtdışına çevirmen lazım. Bu arada bir an önce işe de bir noktadan başlaman lazım. Nasıl olacak bu? Zor, gerçekten çok zor…

Allah hepimizin yardımcısı olsun… Sevgiler…

Deniz Kalendergil
Deniz Kalendergildenizkale@gmail.com

bodrum escortyabancı dizi izle