SON DAKİKA

atakoy escorthalkalı escortavcılar escort

bodrum escortbodrum escortbodrum escort bahis siteleribahis siteleri

Ýstanbulda en iyi hizmet veren evden eve nakliyat þirketleribeylikdüzü evden eve nakliyatbeykoz evden eve nakliyatkurtköy evden eve nakliyatpendik evden eve nakliyat

Sikiş izle

Cehaletin ve tüketimin hedefinde kadınlar var

Bu haber 06 Mart 2018 - 13:23 'de eklendi ve 1.270 views kez görüntülendi.

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü… Her şey bir hikâye ile başlar derler ya. Bugün de öyle olmuş işte.

Kökeni greve dayanıyor. Çoğu kadın 40.000 dokuma işçisi daha iyi koşullarda çalışmak istiyor, ancak maalesef fabrikaya kilitleniyorlar. Bir yangın çıkıyor ve çoğu kadın 129 işçi hayatını kaybediyor. Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin 8 Mart 1857’de yangında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanması öneriyor ve kabul görüyor.

Ülkemizde ise Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlıyor. 1975 yılından itibaren ise kutlamalar kapalı mekanlardan sokaklara taşınıyor.

Evet, tarihçe böyle. Peki ya hikâyenin öteki yüzü. Bir de ona bakalım isterseniz.

İnsanlık tarihi boyunca, iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla kutsal bir varlık olarak nitelendirdiğimiz kadınlarımızın bugün en özel günü. Hani o eksik etek dediğimiz ve kaşık düşmanı olarak gördüğümüz kadınlarımızın…

Bu ne vicdansızlıktır anlayamıyorum. Hayatın her kademesinde, darlıkta bollukta ve mutlulukta ailenin en büyük destekçisi olan kadınlarımıza hangi sıfatla bu yaklaşımlar sergilenebiliyor. Bilemiyorum. Aslında biliyorum da bilmek istemiyorum.

Yeri gelmiş bizi doğurmuş, yeri gelmiş ülke yönetmiş, olmadı silahlarını kuşanarak cepheye çıkmış ve erkeklerin yanında omuz omuza savaşmışlar. Siyasetten sanata, bilimden işçiliğe yaptıklarıyla tarihin akışını değiştirmeyi başarmış, kendilerine bahşedilen tüm sıkıntılara rağmen yeri göğü inletmişler…

Hayatları çağlar boyunca hep zorluklar içerisinde geçmiş. Farklı toplumlarda değişik kültürlerin altında kalmış, bu durum farklı muamele görmelerine ve farklı değerlendirmelere muhatap kalmalarına neden olmuş.

Kimi zaman yüceltilmiş, ama çoğunlukla istismar edilmiş, erkeklere rakip olarak bile gösterilmişler. Rekabet koşulları her iki insan grubunu zaman zaman karşı karşıya getirmiş.

Şunu bir türlü aklımızın bir köşesine kazımıyoruz. İnsan denilen varlık türü erkek ve kadın olarak ikiye ayrılıyor. Birbirine rakip olarak gördükleriniz, birbirini tamamlayan iki yarımdır. Birlikte bir gücü temsil ettikleri için de birbirlerinin rakibi olamazlar.

Son olarak bir gerçeği daha ortaya sermekte fayda var. Bir gerçeği değiştirmekte çok geç kaldık. Günümüzde cehaletin ve tüketim ekonomisinin hedefinde kadınlarımız var ve ne yapsanız nafile. Onlar artık tüm dünyada reklam ve eğlencenin aracı konumundalar. Acı ama gerçek…

Önce kutsal ilan edip sonra hayatı onlara zindan edenler… Başınıza taç, yolunuza yoldaş da eyleseniz, affedilemezsiniz…

Sevgiyle kalın…

Deniz Kalendergil
Deniz Kalendergildenizkale@gmail.com